Nükleer Tıp

Görüntüleme Yöntemleri ve Tedavi Uygulamaları

  • Solunum Sistemi
  • Merkezi Sinir Sistemi
  • Kardiyovasküler Sistem
  • İskelet Sistemi
  • Endokrin Sistem
  • Gastrointestinal Sistem
  • Genitoüriner Sistem
  • Enfeksiyon Görüntülemesi

NÜKLEER ONKOLOJİ TEDAVİLERİ

  • İyot 131 Tedavisi (düşük doz ve yüksek doz tedavi)
  • Lutesyum- 177 DOTATATE ile nöroendokrin tümör tedavisi
  • Lutesyum- 177 PSMA ile prostat kanseri tedavisi
  • Radyum 223 (Xofigo) ile prostat kanseri tedavisi
  • Radyonüklid Tedavi, Samarium-153
  • Radyonüklid Tedavi, Strontium-89
  • Radyonüklid Tedavi, Rhenium-186
  • Y90 Mikroküre Tedavisi
  • Radyosinovektomi

Tiroid Hastalıklarının Tanı, Tedavi ve Takibi

Tiroid bezi, insan vücudunda metabolizmayı düzenleyen, boyun bölgesinde bulunan bir iç salgı bezidir. Çok çalışması durumunda sinirlilik, saç dökülmesi, kısırlık, libido kaybı, ateş, terleme, çarpıntı, hipertansiyon, kalp rahatsızlıkları, zayıflık, iştah artışı ve gözlerin öne doğru çıkması (zehirli guatr) gibi bulgulara neden olmaktadır. Az çalışması durumunda ise devamlı uyku hali, anlama güçlüğü, kilo alma, halsizlik, kabızlık, aritmi, kramp, depresyon, kısırlık ve libidonun azalması gibi şikayetlere neden olmaktadır.

Günümüzde çevresel etkenler ve yaşam şartları nedeniyle kanser vakaları artış göstermektedir. Çoğu kanserin aksine, tiroid bezinden kaynaklanan kanserler erken tanı sayesinde büyük ölçüde tedavi edilebilen hastalıklardır. USG ile yapılan taramalarda, toplumda her 5 kişiden birinde nodül bulunduğu saptanmıştır. Yaklaşık bir değer vermek gerekirse, her 10 nodülden biri kanser içermektedir.

Tanı

Tiroid sintigrafisi ve USG korelasyonu;

Bu bezin büyüklüğü, yerleşimi, yapısı ve fonksiyonu hakkında detaylı bilgi edinmek için yapılan çalışmaya tiroid sintigrafi denir. Bu tetkik öncesinde herhangi bir hazırlık (aç kalma, ilaç kullanma vb.) gerekmez. Tetkik yaklaşık 20 dakika sürmektedir. Elde edilen görüntülerin eş zamanlı olarak USG ile birlikte değerlendirilmesi durumunda, özellikle birden fazla nodülü olan hastalarda hangi nodüllerin risk teşkil ettiği anlaşılmakta ve hedef odaklı biyopsiler yapılabilmektedir.

Tedavi

Radyoaktif iyot (131I), tıpta kullanılan en iyi hedef odaklı tedavilerden biridir. Bu tedaviler, gerekli hallerde, çocuklar da dahil olmak üzere her yaş grubunda güvenle kullanılabilir. Düşük doz tedavi ile yüksek doz tedavi kavramları genellikle karıştırılmaktadır.

Kanser dışı tiroid hastalıklarının tedavisinde hastalara düşük doz tedavi (<20mci) uygulanmaktadır. Bu tedavilerde hastanın hastanede yatması gerekmez. Tedavi için verilen iyot, aktif (sıcak) nodül ve çok çalışan tiroid bezinin ameliyata gerek kalmaksızın susturulmasını sağlar.

Kanser hastalıklarında ise ameliyat sonrasında yüksek doz iyot ile ablasyon uygulanmaktadır. Bu tedavide hastanın iki gün boyunca özel olarak hazırlanmış odalarda konaklaması gerekir. Bölümümüzde iki adet iyot tedavi odası bulunmaktadır. Bu odalarda televizyon, internet bağlantısı, DVD player, kitaplık, günlük gazete, çay-kahve bulunmakta ve güler yüzlü hizmet anlayışıyla hastalarımızın konforu düşünülmektedir. Burada kaldığınız iki gün boyunca yakınlarınız size kısa ziyaretlerde bulunabilir. Tedaviden 4 ila 5 gün sonra, tedavide verilen doz ile tüm vücudunuzda kanser taraması yapılacaktır.

Takip

Tiroid kanserinde ablasyon (yüksek doz iyot tedavisi) yapılarak, geride kalan kanser hücreleri ve metastazlar (varsa) yok edilir. Bu da hastalığın nüks ihtimalini azaltır. Hastalığın ameliyat sonrası takibinde en sık başvurulan yöntemler muayene, USG, tiroglobulin ve iyot taramasıdır. Tiroglobulin seviyesi ve iyot taraması, ablasyon uygulanan hastalarda tarama açısından fayda sağlamakta, ablasyon tedavisi almayan hastalarda tanıya faydası azalmaktadır.

Sentinel Lenf Nodu Sintigrafisi ve İntraoperatif Gama Probu Sentinel lenf nodu, tümörün yolu üzerindeki ilk lenf nodudur. Bu lenf nodunda hastalık yoksa devamında gelen lenf nodlarında da hastalık olmaması ihtimali yüksektir. Meme, tiroid ve malign melanom başta olmak üzere birçok hastalıkta sentinel lenf nodu incelemesi yapılır. İntraoperatif gama prob sayesinde cerrahlarımız ameliyat esnasında bu lenf nodunu kolaylıkla tespit edebilmektedir. Bu sayede gereksiz bölgesel lenf nodu ameliyatları önlenmekte, uzuvlarda lenf ödem oluşumunun önüne geçilmekte ve yanlış lenf nodu diseksiyonlarından kaçınmak mümkün olmaktadır.

error: Content is protected !!
Messenger
Email
Bize Ulaşın
Messenger
Email
Bize Ulaşın