Böbrek Nakli

Bir nefroloji uzmanı tarafından son evre böbrek yetmezliği tanısı koyulan hasta, vakit kaybetmeden en yakın organ nakli merkezine yönlendirilmelidir. Merkeze yönlendirilen hasta öncelikle canlı vericili böbrek nakli yönünden değerlendirilir.

Henüz diyalize girmeyen veya halihazırda diyaliz tedavisi devam eden hastaların, kan grubu uygun olan ancak tansiyon, diyabet ve böbrek hastalığı olmayan yakınları belirlenir. Nefrolog, hastayı ve olası verici adaylarını organ nakli koordinatörüne yönlendirir. Merkezde öncelikle kan grubu testleri uygulanır ve LCM çalışması sonrası hasta ve hasta yakınlarından organ nakline uygunluk açısından psikiyatrik değerlendirme istenir. Hiçbir testinde sorun çıkmayan hasta ve vericiler nefroloji ve cerrahi ekiplerince muayene edilir. Merkezimizde, canlı vericili organ nakilleri için doku uyumu zorunlu değildir.

Yapılan tetkik ve muayeneler konseyde değerlendirilir ve nihai karar kurulan bu konsey tarafından alınır.

BÖBREK NAKLİNİN FAYDALARI:

Son evre böbrek hastaları için en iyi tedavinin böbrek nakli olduğuna şüphe yoktur. Diyaliz yöntemleri (hemodiyaliz veya periton diyalizi) en iyi şartlarda dahi sağlıklı bir insanın iki böbreğinin yaptığı işin ancak %5’ini yapabilir. Başarıyla nakledilen böbrek ise bunun 10 katını (sağlıklı bir insanın her iki böbreğinin yaptığı işin %50’si) yapar.

Nakil hastalarının çoğu kendisini diyalizde olduğu döneme kıyasla çok daha enerjik ve iyi hisseder. Birçoğu daha önce yapamadığı işini yapabilecek duruma gelirken, iş bulma şansları da diyaliz hastalarına göre daha yüksektir. Çoğu hastanın cinsel hayatında diyaliz dönemine kıyasla belirgin bir iyileşme görülür, kadın hastaların hamile kalmaları kolaylaşır ve dünyaya sağlıklı çocuklar getirebilirler.

PRE-EMPTİF BÖBREK NAKLİ (DİYALİZE GİRMEDEN NAKİL) NEDİR?

Böbrek süzmesi (glomerüler filtrasyon hızı) dakikada 20 ml’nin altına inmiş olan ancak henüz diyaliz tedavisine başlanmayan hastalara uygulanan nakil şeklidir.
Uygulamadaki nakil türleri arasından en başarılı sonuçları verir. Bu bağlamda, kronik böbrek yetmezliği tanısı alan ve yakın zamanda diyalize başlaması gereken hastaların (özellikle şeker hastaları gibi son evre böbrek yetmezliğine hızla yaklaşanların) son evre böbrek yetmezliğine girmeden önce nakil merkezlerine yönlendirilmeleri ve tedavi yönteminin (diyaliz veya nakil) önceden belirlenmesi çok önemlidir.

Merkezimizde pre-emptif böbrek nakli sadece canlı vericili nakil adaylarına uygulanmakta, bu hastalara kadavradan böbrek nakli yapılmamaktadır.
Canlı vericili nakil yapılacak olan hastalarda mümkünse hiç diyalize girmeden bir an önce nakil gerçekleştirilmelidir.

KAN GRUBU UYUMU:

A, B, AB ve 0 (sıfır) olmak üzere dört temel kan grubu vardır.

HASTA

  • 0 Grubu
  • A Grubu
  • B Grubu
  • AB Grubu

VERİCİ

  • Sadece 0 grubu verebilir
  • Sadece A grubu verebilir
  • B veya 0 grubu verebilir
  • Her grup (0, A, B ve AB) verebilir

Kan grubunun nakil açısından önemi, antijenlerin yalnızca kırmızı kan hücrelerinin değil bilinen bütün vücut hücrelerinin yüzeyinde bulunmasına bağlıdır. Kan grubu antijenleri, hücreler açısından bir kimlik kartı görevi görür. Bu sayede vücudun bağışıklık sistemi, vücuda yabancı olan ve vücuda ait olan arasında ayrım yapabilir. Burada asıl amaç, vericinin kan grubu antijenini alıcıya sanki kendi kan grubuymuş gibi tanıtmaktır. Bu amaçla kullanılan filtreler (diyaliz filtreleri gibi), alıcının vücudunda bulunan ve vericinin böbreğini “düşman” olarak algılayan antikorları yok eder. Tıpkı diyalizde zehirli maddelerin temizlenmesi gibi, bu işlem de birkaç defa tekrarlandıktan sonra nakil mümkün olabilir.

Ekibimiz, kan grubu uyumsuz nakil işlemini 8 hastaya başarıyla uygulamıştır.

Kan grubunun Rh faktörü (negatif veya pozitif olması) önemli değildir. Örneğin, kan grubu A(-) olan bir verici, böbreğini hem A(-) hem de A(+) alıcıya verebilir. Benzer şekilde B(+) kan gruplu bir kadavradan alınan organ için hem B(-) hem de B(+) kan gruplu hastalar çağrılır.

DOKU TİPLERİ

Tüm dokuları aynı olan ikiz kardeşlerden yapılan nakiller ile hiç doku uyumu olmadan sadece kan grubu uyumuyla yapılan nakiller karşılaştırıldığında, nakledilen böbreğin 5’inci yılda sağlıklı kalma oranının, doku uyumsuz nakillerde, ikizlerin nakillerine kıyasla %7 gibi göz ardı edilebilecek bir oranda az olduğu görülmektedir. Hiç doku uyumu olmayan nakiller ile 5/6 doku uyumu olan nakiller karşılaştırıldığında, nakledilen böbreğin 5’inci yılda sağlıklı kalma oranının benzer (%80) olduğu görülmektedir. Ülkemizde hemodiyaliz hastalarının yarısının 5’inci yılda kaybedildiği düşünülürse, hastaları yaşatmak adına “doku uyumu aranmaksızın nakil” şansı mutlaka verilmelidir.
Doku tipi, insana anne-babasından geçen ve neredeyse tüm hücrelerinin yüzeyinde bulunan karakteristik antijen setleridir. Kan grubu gibi hayat boyu değişmez ve birey olarak bizim şifremizdir. Herkes bir doku tipine ve bu doku tipini oluşturan 6 farklı antijene sahiptir.

A, B ve DR olmak üzere üç temel doku tipi karakteristiği (antijeni) vardır. Her bireyde, biri anneden biri de babadan alınan 2 A, 2 B ve 2 DR olmak üzere toplam 6 karakteristik bulunur.

Başarılı bir nakil için dokuların yüzde kaç uyması gerekir?

Canlı vericili böbrek nakillerinde doku grubu uyumu önemini yitirmiştir. Altıda altı (tam) uyumlu nakillerin diğerlerine (3/6, 4/6) kıyasla (özellikle kadavradan yapılan nakillerde) daha başarılı olduğu gösterilmiştir. Ama bu, kan ve doku grubu uyumlu böbreklerin vücut tarafından reddedilmeyeceği anlamına gelmez. İkiz kardeşlerden yapılan böbrek nakillerinin dahi bir süre sonra vücut tarafından reddedilebileceği göz önünde bulundurulduğunda, hücre yüzeylerinde organ reddine neden olabilecek, kan grubu ve doku tipi dışında başka önemli göstergeler olduğu öne sürülebilir.

Kan grubu uyumu mu yoksa doku tipi uyumu mu daha önemli?

Naklin başarısı açısından kan grubu uyumu, doku tipi uyumundan çok daha önemlidir.

Lenfosit Cross Match (LCM-Kros testi): Bu testte verici ve alıcı adayının kanları karıştırılarak, alıcının kanında vericinin böbreğiyle reaksiyona girebilecek antikorlar (normal koşullarda bu antikorlar insanı enfeksiyonlara karşı korur) olup olmadığı araştırılır.

Antikor miktarı yüksekse alıcının kanı vericinin kanıyla reaksiyona girecek ve test pozitif çıkacaktır. Bu durumda nakil yapılırsa böbrek birkaç saat veya gün içinde kaybedilir.

Bu test, canlı vericiden veya kadavradan yapılacak olan nakillerde, kan ve doku uyumundan sonra yapılması gereken ilk testtir. Özellikle daha önce böbrek nakli olmuş ve geçmişte kan verilmiş hastalarda testin pozitif çıkma riski daha yüksektir. Bu nedenle diyaliz hastalarına zorunlu olmadıkça asla kan verilmemelidir.

Kros testinin (LCM) pozitif çıkması naklin olmayacağı anlamına mı gelir?

Bu testin pozitif çıkması, her şeyin bittiği ve hastanın bir daha nakil olamayacağı anlamına gelmez.

Bazı ilaçlar yardımıyla LCM pozitif vakaları negatife çevirip, hastayı nakle uygun hale getirmek mümkündür. Merkezimizde, “simvastatin” etken maddeli ilacın kademeli olarak artırılarak kullanımı yoluyla hastalarımızın LCM pozitif sonuçlarını %85 başarı oranıyla negatife çevirebiliyoruz.

Bir başka önemli konu da tüm LCM pozitif sonuçların nakle engel olmamasıdır. Testin pozitif çıkmasına neden olan antikor tipinin IgG yapısında olması, naklin o dönem için mümkün olmadığını gösterirken, IgM yapısında olması naklin rahatça yapılabileceğini gösterir. Diğer bir deyişle, IgM yapısında LCM pozitif sonuç alınması halinde rahatlıkla böbrek nakli yapılabilir.

HANGİ TİP BÖBREK NAKLİ?

İki tip böbrek nakli bulunmaktadır:
    1. Kadavra vericili – YABANCI HASTALAR İÇİN UYGULANMAZ
    2. Canlı vericili – YABANCI HASTALARA VERİLEBİLİR

BÖBREK NAKLİ KURALLARI-CANLI VERİCİLİ (AKRABA)

1. Alıcı ve vericinin noter onaylı nüfus cüzdanı (pasaport) fotokopisi
2. Alıcı ve verici arasındaki akrabalığı gösteren, nüfus dairesinden alınmış nüfus kayıt örneği
3. Verici evli ise eşinin böbrek bağışından haberdar olduğuna dair noter onaylı muvafakatname
Tüm belgelerin Türkçeye çevrilmesi, noter onaylı ve apostilli olması gerekmektedir.

CANLI VERİCİLİ NAKİL İÇİN (AKRABA OLMAYAN – ETİK KURUL)

Sağlık Bakanlığı, canlı vericilerden yapılan organ ve doku nakillerinin denetiminin kolaylaştırılması amacıyla, 28/05/2008 tarih ve 37682 sayılı onayla “Ulusal Organ ve Doku Nakli Koordinasyon Sistemi” yönergesini yürürlüğe koymuştur. Buna göre canlı vericilerden organ ve doku nakli, alıcının dördüncü dereceye kadar (dördüncü derece dahil) kan ve kayın hısımlarından yapılabilir. Dördüncü derece hısımlık bağıyla ilgili olarak, Türk Medeni Kanunu’nun 17’nci maddesinde “Kan hısımlığının derecesi, hısımları birbirine bağlayan doğum sayısıyla belli olur,” denmektedir. Buna göre, kan hısımlığında kişinin akrabalık derecelerine göre bakıldığında:

1. derece akrabalar: Anne, baba, çocuk
2. derece akrabalar: Kardeş, büyük anne, büyük baba, torun
3. derece akrabalar: Amca, hala, dayı, teyze, yeğen
4. derece akrabalar: 3. derecede akrabaların çocukları
Bu tür nakiller de yine eşlerin rızasının alınması gereken nakillerdir.
Kayın hısımlığında da kişinin eş tarafından akrabaları aynı şekilde derecelendirilir.
Bu kapsam dışında kalan organ ve doku verici adaylarının durumları, Sağlık Bakanlığı’nın 05/03/2010 tarih ve 27512 sayılı onayıyla kurulan Etik Kurullar tarafından değerlendirilip, yapılan başvurunun etik kurul tarafından onaylanması halinde sonuçlar merkeze bildirilir. Etik kurula giren tüm hasta ve hasta yakınlarının yukarıda yapılan açıklamaları okuduğu ve anladığı kabul edilir.

ETİK KURUL BAŞVURUSU İÇİN GEREKEN EVRAKLAR

1- Alıcı ve vericinin noter onaylı nüfus cüzdanı fotokopileri
2- Verici için mümeyyiz raporu (bir üniversite veya eğitim araştırma hastanesi psikiyatri bölümünden alınabilir, en az bir uzman doktor kaşesi gerekir)
Örnek: “Hastanemizde ……………. tarih ve ……………. protokolüyle yapılan psikiyatri muayenesinde, ……………. adlı kişide belirgin bir psikopatoloji saptanmamış olup, böbrek nakli için verici olma durumu hakkında farik ve mümeyyiz olduğu kanaatine varılmıştır.”
3- Vericiden alınmış en az iki tanıklı onay (muvafakat) belgesi (hastanemizde düzenlenecektir)
4- Onam belgesi (hastanemizde düzenlenecektir)
5- Alıcı ve verici için sağlık kurulu raporu (hastanemizde düzenlenecektir)
6- Alıcı ve vericinin yakınlığının nereden kaynaklandığını izah eden dilekçe. Söz konusu yakınlığı ispat edecek bir belge (askerlik terhis belgesi, mezuniyet belgesi vb.) varsa dilekçe ekinde yer almalıdır
7- Alıcı ve vericinin gelir düzeylerini gösteren belge ve borcu yoktur belgesi (verici için çalıştığı yerden aldığı maaş bordrosu ve maaşı üzerinde haciz yoktur belgesi)
8- Alıcı ve vericinin muhtarlıktan alınan ikametgah belgeleri
9- Noter huzurunda hazırlanan ve vericinin ilgili doku ve organı hiçbir karşılık beklemeden, kendi gönül rızasıyla vermeyi kabul ettiğini belirten belge (2 tanıklı)
10- Verici adayı evliyse, eşinin noter onaylı nüfus cüzdanı fotokopisi; evli olduğunu belgeleyen, nüfus idaresinden alınan nüfus kayıt örneği; verici adayının eşinin yapılacak organ nakli konusunda bilgisi ve onayı olduğunu gösteren noterden alınmış muvafakatname
11- Alıcı ve vericinin savcılıktan alınan adli sicil kaydı.
Tüm belgelerin Türkçeye çevrilmesi, noter onaylı ve apostilli olması gerekmektedir.

error: Content is protected !!
Messenger
Email
Bize Ulaşın
Messenger
Email
Bize Ulaşın